Asrımızda büyük bir yanılgı vardır, o da huruc ehlinin, insanları büyük günahlar ile tekfir ettiğidir.
Huruc ehli insanları büyük günahlar ile tekfir etmez, onlar ilim ehlinin yanında küfür olmayan şeyleri küfür olarak isimlendirir, sonra da bu amellere bulaşanları tekfir ederler.
Ya’ni huruc ehli dinini nastan anladıkları üzere bina etmiş, bu sebeble naslardan anladıkları ile insanları küfre nisbet etmişlerdir.
Onlar ilim ehlinin ittifakı ile küfür olmayan fiilleri, küfre te’vil etmiş, bu sebeble ashab da dahil olmak üzere, ümmeti Muhammed’i tekfir etmişlerdir.
Burada bir yanlış anlaşılma söz konusudur. Şöyle ki, insanlar zannediyorlar ki, huruc ehli kebair’i kebair kabul etmiş, buna rağmen ümmeti tekfir etmişlerdir. Halbuki durum böyle değildir ;
وأما الثالث الذي بلغ كفر الردة نفسها فهو شر من الذي قبله لأنه مذهب الخوارج الذين مرقوا من الدين بالتأويل فكفروا الناس بصغار الذنوب وكبارها
Ebu Ubeyd (رحمه الله) dedi ki:
“Üçüncü fırkaya gelince ; Onlar ki (içinde kıble ehli için varid olan küfür/şirk gibi şer’i nasları) bizzatihi riddet küfrüne ulaştırmışlardır. Bu, öncekilerden daha şerlidir. Çünkü bu tevil ile dinden çıkan (bu tarz nasları riddete tevil ederek dinden çıkan) haricilerin mezhebidir. Onlar insanları küçük ve büyük günahlar ile tekfir etmişlerdir”
el-İman, Kasım bin Sellam syf 37
Bununla beraber huruc ehli bu mezhepte de muttefik değildir, bu hususta farklı fırkalara ayrılmışlardır.
el-İman, Kasım bin Sellam syf syf 50
Not: Cehmiler ise bunların tam tersidir. Onlar da ne iman ne de küfür için ikrarı şart koşmazlar. Onların yanında iman ma’rifet, küfür ise cehldir. Dolayısı ile iman için iki şahedeti telaffuza ihtiyaç olmadığı gibi, küfür içinde ikrara ihtiyaç yoktur. Kişi Allah’ı bildikten sonra velev ki dili ile inkar etse de, küfre girmez.
Hariciler zina edeni tekfir ederken, zinanın küfür dışında bir günah olduğunu söylememiş, bu hususta varid olmuş nasları küfre tevil ederek, ümmeti tekfir etmişlerdir ;
كفر الخوارج الناس بصغار الذنوب وكبارها منها ما حدثني به
İbn Ebi Zamaneyn (رحمه الله) dedi ki:
“Hariciler insanları küçük ve büyük günahlarla tekfir ettiler. Onlardandır (küfre tevil ederek insanları üzerine tekfir ettikleri hadislerdendir) bana tahdis edilen (zina yapan zina yaptığı esnada mu’min değildir) hadisi”
Usul’us-Sunne syf 227
Onlar bu tarz nasları riddete tevil etmiş, bu sebeble bu fiile bulaşan kimselerin küfrüne hükmetmiştirler.
Emanete hainlik eden, komşusu kendisinden emin olmuyan, la’net ve taan eden vb bir çok hadis ki, kendisinden iman isminin tağlizen kaldıran nasları, küfre tevil etmiş, bu sebeble küçük ve büyük günahlarla insanları tekfir etmişlerdir.
وترى الخوارج يستدلون بقوله سباب المسلم فسوق وقتاله كفر وبقوله لا يزني الزاني حين يزني وهو مؤمن ولا يسرق السارق حين يسرق وهو مؤمن
Ebu Muzaffer Sem’ani (رحمه الله) dedi ki:
“Haricilerin Onun (Nebi’nin) ‘Müslümana sövmek fısk, onunla kital küfürdür’ hadisiyle, hakeza ‘Mu’min zina ettiği esnada mu’min olduğu halde zina etmez, mu’min hırsızlık yaptığı esnada, mu’min olduğu halde hırsızlık yapmaz’ hadisiniyle istidlal ederek (küfre) tevil etmişlerdir”
İntisar, li’s-Sem’ani syf 36
يتمسك بهذا الحديث من يكفر المسلم بارتكاب الكبائر وهم الخوارج ويتأولونه على أنه مثله في الكفر ووجهه عند أهل السنة أنه مثله في إباحة الدم لا في الكفر لأن المسلم إذا قتل مسلما يكون دمه مباحا بحق القصاص كما أن دم الكافر يكون مباحا بحق الدين
Beğavi (رحمه الله) dedi ki:
“Müslümanı kebair ile tekfir edenler -ki onlar haricilerdir- bu hadise (müslümanı öldürdüğünde, onun gibisin) tutundu ve onu küfürde onun gibi olduğuna tevil ettiler. Ehli sünnetin yanında ise, küfürde değil, kanının helalliğinde onun gibi olduğudur. Çünkü bir müslüman başka bir müslümanı öldürdüğünde, onun kanı kısas hakkıyla helaldir. Nasıl ki kafirin kanı din hakkıyla mubahtır”
Şerh’us-Sunne 10.cilt syf 150
الخوارج فتأولتها على إكفار المسلمين بالمعاصي وسفك دمائهم قالوا تأويل قوله لا يزني الزاني حين يزني وهو مؤمن أنه كافر بالله لأن الإيمان ضد الكفر فإذا لم يكن مؤمنا فهو كافر
Mervezi (رحمه الله) dedi ki:
“Hariciler (aslen küfür olmayan bu nasları) tevil ederek, müslümanları tekfir etti ve kanlarını akıttılar. Onlar (Nebi’nin) ‘Mu’min zina yaptığı esnada, mu’min olarak zina etmez’ kavlinin küfür olduğunu, çünkü imanın küfrün zıddı olduğunu, mu’min değilse, o zaman kafir olduğunu söylediler”
Ta’zimu Kadr’is-Salat 2.cilt syf 624
Hakeza bazı ayetlerden yola çıkarak, yalan, yetim malı yemek, başkasının malını haksızca almak gibi fiilerin kişiyi dinden çıkardığını söylemiş, tağliz cihetiyle zikredilen ‘İçki içene ateş vacib olur’ gibi hadisleri de, riddete tevil etmişlerdir. Hakeza Muska takmak, Arrafa gitmek, Allah’ın dısında hakem tayin etmek, sıla-i rahmi kesmek vb naslarda tağliz cihetiyle zikredilmiş küçük ve büyük günahları da, nasları tevil ederek küfre hamletmişlerdir.
Ta’zimu Kadr’is-Salat 2.cilt syf 624-636
Yani bu taife bu fiillerin aslen küfür olduğunu kabul etmiş, bu sebeble bu fiilere düşenleri de, tekfir etmişlerdir.
Rabbim bizleri muhafaza etsin.
Dolayısı ile bunları harici yapan ve bu yola düşüren asli unsur, ilim ehlini bırakıp, şer’i naslardan cehalet ile istinbat yapmaya kalkmaktır. İşte ehli hadis ve harici/mu’tezile gibi sapkın fırkaların ayrıştığı asli menhec budur.
Günümüzde de buna çok dikkat etmeliyiz. ‘Kardeşim ben günahlarla insanları tekfir etmiyorum ki, bunlar küfürdür’ gibi sözlerle, kendimizi onların yolundan kurtaramayız, çünkü onlara sorsaydın, onlar da ‘Bunlar günah değil, küfür/şirktir’ derlerdi.
Kardeşim ‘Şirk ve küfür hususunda bırak alimi, naslara bile ihtiyacımız yoktur’ demek, kişiyi bu taifeye ciddi bir şekilde yaklaştırır, farkında olmadan bile huruc yoluna girer.
Siz siz olun ilim ehlinden ayrılmayın ! Din, ehlinden alınır, ehil olmayandan alınmaz.
Bakın haricilere, onlar içinde ilim ehli bulmaya imkan yoktur.
Adam kendine bir din kurmuş, ‘Şu küfür, şu şirktir’ diyor. Soruyorsun ‘İlim ehlinden bu konuda bana tek bir kavil zikredebilir misin?’ diye, ‘Kardeşim tevhid hususunda da alime ihtiyaç duyma, bu kadar da abartma!’ şeklinde alaycı bir cevap alıyorsun. Mübarek hangi tevhidden bahsediyorsun ? Al sana bu da haricilerin tevhidi, yetmedi mi ? Bak mu’tezilenin tevhidine o zaman. Onların usul’us-Hamse’sinin başında tevhid gelir! Nasıl bir tevhid ? Sıfatsız bir Allah olan tevhid! Çünkü sıfatları olunca, teaddud’ul-kudama oluyormuş, Allah’a haşa şirk koşuyormuşuz!
Rabbim ellerimizden tutsun, bizleri hariciler gibi günahlarla tekfir eden ve cehmiler gibi küfre iman diyenlerden muhafaza etsin…
Şura’nın Babası Mes’ud