Muzayedenin caiz olduğu ve muzayedenin caiz olmadığı hususunda sarih bazı rivayetler vardır, öncelikle bunların tahkiklerini yapalım.

Muzayedenin caiz olması hususunda Enes’ten nakledilen meşhur hadisin tahkiki ;

رجلا من الأنصار أتى النبي يسأله فقال أما في بيتك شيء ؟ قال بلى حلس نلبس بعضه ونبسط بعضه وقعب نشرب فيه من الماء قال ائتني بهما قال : فأتاه بهما فأخذهما رسول الله بيده وقال من يشتري هذين ؟ قال رجل أنا آخذهما بدرهم قال من يزيد على درهم ؟ مرتين أو ثلاثا قال رجل أنا آخذهما بدرهمين فأعطاهما إياه وأخذ الدرهمين

Enes (رضي الله عنه) dedi ki:

“Ensar’dan bir adam Nebi’ye geldi (ve) ondan istedi (dilendi). Nebi ‘Evinde bir şey yok mudur?’ dedi. Adam ‘Evet, bir kısmını giyindiğimiz, bir kısmını da (yere) serdiğimiz, bir çul (deriden yapılmış dokuma) ve kendisinden su içtiğimiz bir kab vardır’ dedi. Nebi ‘Onları Bana getir’ dedi. O (da) onları getirdi. Allah Rasulü onları eline aldı ve ‘Kim bunları satın alır?’ dedi. Bir adam ‘Ben onları bir dirheme alırım’ dedi. Nebi iki ya da üç def’a ‘Kim bir dirhem üzerine artırır?’ dedi. (Başka) Bir adam ‘Ben iki dirheme alırım’ dedi. Ardından Nebi onları ona verdi ve iki dirhemi aldı”

Ebu Davud, es-Sunen 1641

Not: Rivayet uzundur, ilgili bölümü aldım.

Ebu Davud bu rivayeti, el-Ka’nabi’den, o İsa bin Yunus’tan, o el-Ahdar bin Aclan’dan, o Ebu Bekr Abdullah el-Hanefi’den, o da Enes’ten olmak üzere nakletmiştir.

Rivayeti İmam Ahmed, Yahya’dan gerisi aynı olmak üzere nakletmiştir.

Ahmed, el-Musned 12134

İbn Mace Hişam bin Ammar’dan, o İsa bin Yunus’tan gerisi aynı olmak üzere nakletmiştir.

İbn Mace, es-Sunen 2198

Hakeza Tirmizi’de Humeyd’den, o Ubeydullah bin Şumeyt bin Aclan’dan gerisi aynı olmak üzere nakletmiştir.

Sunen, et-Tirmizi 1218

Rivayetin her tarikinde el-Ahdar bin Aclan Ebu Bekr el-Hanefi’den, o da Enes’ten teferrüd etmiştir.

هذا حديث حسن لا نعرفه إلا من حديث الأخضر بن عجلان وعبد الله الحنفي

İmam Tirmizi dedi ki: Bu hadis hasendir, (bu hadisin) el-Ahdar bin Aclan’dan ve (o da) Abdullah el-Hanefi dışında (başka bir yol ile geldiğini) bilmiyoruz”

Sunen, et-Tirmizi 1218

Abdullah bin Mesleme ve İsa meşhur sika ve hafız ravilerdir, tercemelerini zikretmeye ihtiyaç yoktur.

el-Ahdar Sadık, kendisinde beis olmayan ve hadisleri yazılacak ravilerdendir, Ebu Hatım ve İbn Main böyle söylemiştir.

Ebu Bekr el-Hanefi’ye gelince ; O hali meçhul olan bi ravidir ; Tasahül ile meşhur olan İbn Hibban dışında kimse tarafından tevsik edilmemiştir.

Allah en doğrusunu bilendir.

Muzayedenin caiz olmadığına dair nakledilen rivayetin tahkiki ;

Bu hususta Bazzar’ın Sufyan bin Vehb yolunla bir rivayet naklettiği söylenmektedir. Bu rivayette ;

سمعت النبي ينهى عن بيع المزايدة‏

Sufyan bin Vehb dedi ki: “Nebi’yi işittim, muzayede (ile yapılan) alışverişten nehyetti”

Bu rivayeti İbn Hacer Feth’ul-Bari’de nakletmiş ve şöyle demiştir ;

أخرجه البزار من حديث سفيان بن وهب ولكن في إسناده ابن لهيعة وهو ضعيف‏

“Bezzar (bu hadisi) Sufyan bin Vehb’den tahric etmiştir. Velakin isnadında İbn Lehia vardır, o zayıf bir ravidir”

Feth’ul-Bari 4.cilt syf 354

Velakin Bazzar’ın böyle bir rivayeti naklettiğini tesbit edemedim. Eğer Bezzar böyle bir rivayeti İbn Lehia’dan nakletmişse, İbn Hacer’in de dediği gibi sahih değildir. Çünkü İbn Lehia hadis ehlinin ittifakı ile zayıf olan ravilerdendir.

Allah en doğrusunu bilendir.

Muzayedenin caiz olduğuna dair sarih olmasa da, sahih olan hadisler

أن رسول الله نهى عن النجش

İbn Ömer (رضي الله عنهما) dedi ki:

“Allah Rasulü necşden nehyetti”

Sahih, el-Buhari 6963

والنجش أن تعطيه بسلعته أكثر من ثمنها وليس في نفسك اشتراؤها فيقتدي بك غيرك

İmam Malik (رحمه الله) dedi ki:

“Necş, nefsinde onu olmak yok iken, başkaları sana tabi olsun (fiyat artırsın) diye, bir mala değerinden fazlasını vermendir”

Muvatta, el-Leysi rivayeti

Burada istidlal edilen nokta şu kısımdır ;

Demek ki kişi fiyat kızıştırmak ve insanları aldatmak için değil de, gerçekten alıcı ise, bunda bir beis söz konusu değildir.

Ayrıca Allah Rasulü’nden nakledilen ‘Bazınızın satışı üzerine, bazınız satış yapmasın’ kavlinde, açık artırmaya bir işaret söz konusu değildir.

أن رجلا من الأنصار أعتق غلاما له عن دبر لم يكن له مال غيره فبلغ ذلك النبي فقال من يشتريه مني ؟ فاشتراه نعيم بن عبد الله بثمانمائة درهم

Cabir (رضي الله عنه) dedi ki:

“Ensar’dan bir adam kendisinden başka malı olmadığı (ve borçlu olduğu) halde, tedbiren kölesini azad etti (ya’ni kölesine ‘Eğer ölürsem, hürsün’ dedi). Bu durum Allah Rasulü’ne ulaşınca ‘Onu Benden kim satın alır?’ dedi. Bunun üzerine Nuaym bin Abdullah, Onu sekiz yüz dirheme satın aldı”

Muslim, es-Sahih 997

Not: Kişi hasta da olsa kölesine ‘Eğer ölümsem, hürsün’ der ve ölünceye kadar bundan dönmezse, ilim ehlinin icmasıyla borcu yoksa köle hürdür. (İbn Munzir, el-İcma syf 111) tedbiren azad edilen kölenin efendisi hayatta ise, bu kölenin satışında hilaf söz konudur, İmam Şafi’i vb alimler yukarıdaki hadisle istinat ederek, cevazına hükmetmişlerdir.

Rivayetin isnadı sahihtir. Ebu Rebi, Hammad bin Zeyd ve Amr ittifakla sika ravilerdir.

Bu rivayette Allah Rasulü’nün ‘Onu Benden kim alır’ kavlinde, muzayedeye bir işaret vardır.

Nitekim İmam Buhari’de rivayeti şu bab başlığı altında zikretmiştir ;

باب بيع المزايدة

“Muzayede bey’i babı”

Sahih, el-Buhari 2141

Allah en doğrusunu bilendir.

İlim ehlinin geneli muzayede akdinin şartlar ile beraber caiz olduğunu söylemişlerdir.

İbn’ul-Munzir bu fetvayı İbn Sirin, es-Sevri, İmam Şafi’i ve İmam Ahmed’den nakledilmiş ve kendi kavlininde böyle olduğunu söylemiştir.

el-Evza’i ve İshak bunu kerih görmüştür.

el-İşraf, ala mezahib’il-ulema 6.cilt syf 138

Açık artırma yapacak ve açık artırmaya katılacak kimsenin, dikkatli olması gerekmektedir. Eğer bunu insanları aldatmak için yapıyorsa, bunun kendisi üzerine haram kılındığını bilmelidir ;

يَا أيها الذين امنوا ولا تأكلوا أموالكم بينكم بالباطل إلا أن تكون تجارة عن تراض منكم

Allah (سبحانه وتعالى) dedi ki:

“Ey iman edenler ! Sizden karşılıklı rıza ile ticaret olması müstesna, mallarınızı aranızda batıl ile yemeyin”

Nisa 29

أن رجلا ذكر للنبي أنه يخدع في البيوع فقال إذا بايعت فقل لا خلابة

İbn Ömer (رضي الله عنه) dedi ki:

“Bir adam Nebi’ye alışveriste aldatıldığı zikretti. Nebi “Alışveriş yaptığında ‘Aldatmak yoktur’ de” dedi”

Sahih, el-Buhari 2117

Allah en doğrusunu bilendir.

Şura’nın Babası Mes’ud