İlim ehli sabah namazında sürekli kunut yapmanın hükmünde ihtilaf etmiştir.

Onlardan bir taife, sabah namazında kunut yapmanın sünnet olduğunu söylemiştir.

Bu, hicret yurdunun imamı ve onun kıymetli talebesi, müslümanların imamı, ümmetin göz bebeği ve mezhebimizin İmamı Muhammed bin İdris eş-Şafii’nin kavlidir.

İmam Şafi’i bu hususta bazı rivayetler ile ihticac etmiş, İbn Ömer’den nakledilenle bunu terkedenlere uzunca reddiyeler vermiştir.

el-Umm 7.cilt syf 263

Bu alimlerin bu husustaki ihticac ettikleri rivayet, zikredeceğim hadistir ;

ما زال رسول الله يقنت في الفجر حتى فارق الدنيا

Enes (رضي الله عنه) dedi ki:

“Allah Rasulü -Salat ve selam ona olsun- (bu) dünyadan ayrılınca kadar, sabah (namazında) kunut yapmaktan vazgeçmedi”

Abdurrezzak, el-Musannef 4974

Tabi buna muhalefet eden alimler, bu rivayeti tenkit etmiş ve zayıf olduğunu söylemişlerdir.

Lakin Şafii fukahası buna Buhari ve Muslim’in Enes’ten naklettiği ‘Allah Rasulü otuz sabah bi’ri maune ashabını öldürenlere beddua etti’ rivayetini şahit yapmış, onunla da ihticac etmişlerdir.

Sahih, el-Buhari 2814

Müslim, es-Sahih 677

Buna da sahabe/Enes’in r.a kavlini delil almışlardır.

سئل أنس أقنت النبي في الصبح ؟ قال نعم

İbn Sirin (رحمه الله) dedi ki:

“Enes’e ‘Nebi -Salat ve selam ona olsun- sabah (namazında) kunut yaptı mı?’ diye soruldu. Enes ‘Evet’ dedi”

Sahih, el-Buhari 1001

والسنة في صلاة الصبح أن يقنت في الركعة الثانية لما روى أنس بن مالك رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم قنت شهرا يدعو عليهم ثم تركه وأما في الصبح فلم يزل يقنت حتى فارق الدنيا

Ebu İshak eş-Şirazi (رحمه الله) dedi ki:

“Sabah namazının sünneti, ikinci rek’atta kunut yapmaktır. Çünkü Enes -Allah ondan razı olsun- Nebi’den s.a.s (bi’ri maune) aleyhinde bir ay kunut yaptığını, sonra da terkettiği (ya’ni onlara beddua etmeyi terkettiğini) rivayet etmiştir. (Allah Rasulü’nün terkettiği onlara bedduadır) Sabaha (sabahta kunuta) gelince ; Nebi dünyadan ayrılıncaya kadar onu terketmedi”

el-Muhezzeb 1.cilt syf 154

Yani Şafii fukahası bi’ri maune rivayetini asıl kabul etmiş, orada terkedilenin rivayette ismi geçenlere beddua olduğunu, kunut olmadığını söylemiş, buna da Abdurrezzak rivayetini şahit yapmışlardır.

Hakeza bu İbn Ebi Leyla gibi başka alimlerden de nakledilmiştir.

سألت عبد الرحمن بن أبي ليلى عن القنوت في الفجر قال
سنة ماضية

Zubeydi (رحمه الله) dedi ki:

“AbdurRahman bin Ebi Leyla’ya sabah (namazında) kunuttan sordum. İbn Ebi Leyla ‘(Sabahta kunut) Devamlı olan bir sünnettir’ dedi”

İbn Cerir, Tehzib’ul-Asar, Musnedu İbn Abbas 1.cilt syf 365

Onlardan diğer bir taife ise bunu müstehab görmemiştir.

Bu, Ebu Hanife ve İmam Ahmed’din kavlidir.

Onlar Enes rivayeti zayıflamış, İbn Ömer’in fiili ve İbn Mes’ud gibi bazı sahabelerden nakledilenleri karine yapmış ve bu sebeble bunu müstehab olarak görmemişlerdir.

İbn Kudame, Mugni 2.cilt syf 585-586

Ebu Ca’fer et-Tahavi, Şerhu Mean’il-Asar 1.cilt syf 241

Bu hususta tarafların birbiri aleyhinde farklı delilleri ve farklı kavil/sahabe/tabiin sahipleri ile ihticacları da vardır, uzamasın diye onlara değinmeyeceğim. Detaylı tafsilat isteyen zikrettiğim kaynaklara müracaat etsin.

Kısacası bu husus ilim ehlinin nasların subut ve delaleti cihetiyle hilaf ettiği meşru bir hilaftır, kişiye düşen mezhebine ittiba etmektir.

Allah en doğrusunu bilendir.

Şura’nın Babası Mes’ud